Babamın Hikayeleri: Sümerbank

sumerbank

1940’lı yıllar. Nüfusun yüzde seksen beşi köylerde yaşıyor. Para yok, ziraat iş gücüne dayalı, ticaret sınırlı, ışık yok, od yok. Harp var. Askeriye yiyecek giyecek stoku yapıyor.

Vatandaş yokluk içinde. Bez basma çul çaput karneye bağlı. Sümerbank malları bilmem kaç numaralı vesikaya hane başı basma, pazen neyse kura ile sadece iki metre olarak verilebiliyor. Bedeli mukabili…

Herkes ne yapsın bulduğunu giyiyor. Eskiyen giyecekleri eli yakışanlar tamir edip yamayıveriyorlar, yenileniyor. İşte Kütahyalı köylü kızının da şalvarını anası gece yamamış. Hem de allı dallı basma parçasıyle… Kız da beğenmiş yamayı hani… Sabahı zor etmiş. Sabahleyin giydiği gibi soluğu çeşmede almış. Su dolduracak, yamalığı gösterecek. İstediği gibi bakmış komşunun oğlu köpeği ile çeşmeye geliyor.

– Oğlan oğlan köpeğine sahip ol. demiş. Oğlan;

– Ne olmuş köpeğime bilirsin mazlım köpektir. Bir şey yapmaz ki demiş. Kız;

– Ya köpeğin mazlım ama. Şalvar yamalı bak. Gelir gelir de anamın yeni yamadığı şu şalvarı ısırırsa demiş. Yamalığı göstermiş. Rahat etmiş…

Mehmet Emin Kelekçi

Mehmet Emin Kelekçi 80 yazı yazmış

Yazı navigasyonu


Bir Cevap Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretli

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>