Dağda ovada sıkça rastlanan çermik, suyuna göre doğal ılıca ve kaplıcalardır. Yazın özellikle şifa için, serinlemek için gelinen mesire yerleridir.
Sivas’ta bir çermik, suyu bol, tabii bir havuzu var. Havuzun ortası derin, çermiğin bir yanı tepe. Sivaslılar çevresinde; köylü şehirli, yerli yabancı, ebil kabil kaynaşma içinde. Piknik yapıyorlar. Su alıyorlar. Yıkanıyorlar. Yüzüyorlar…
Bir yaz günü kalabalık bir [...]
Devamı »
........................................
1950′li yıllarda Hamit Usta çarşıda, arka caddede, oniki metrekarelik dükkanında, bir kalfa birkaç çırak ile gece gündüz arı gibi çalışıyor. Eskişehir’den, Konya’dan siparişler alıyor, imal ediyor. Hafta başı deri meşin malzeme geliyor; saya, taban, ökçe, topuk, ayakkabı hazırlanıyor. Cumartesi mal teslim. Pazar tatil. Halk takdirle izliyor. Dükkan şehrin medar-ı iftiharı.
Usta’nın ayakkabıları tutuluyor. Mesleği geçiyor. Kafası [...]
Devamı »
........................................
Anadolu’da özellikle ani ölümlerde nedense “fücceten” kullanılıyor. Halk arasında da fücceten yerine “hücceten” deniliyor.
Siz Tellal Tahir’i tanımazsınız. Belediye tellalı; kadrolu. Resmi şapkası deforme, üniforması lacivert paspal, hiç yeni giydiğini görmedik. Bindokuzyüz otuzlu kırklı yılların üzerinden silindir gibi geçtiği belli. Yokluk görmüş. Halinden hiç şikâyet etmez. Bayramlarda bando görevi var. Bir büyük borazan sırtlar, canhıraş ses [...]
Devamı »
........................................
Evin önü avlu. Çocuklar avluda vakit öldürüyorlür. Akşama bir saat var. Evde bir ihtiyaç zuhur etmiş. Bir şey alınacak. Adam titiz. Akşam eksik bir şey olsun istemez. Söylenir…
Annenin dört oğlu iki kızı var. Görmüş geçirmiş. Hali vakti yerinde. Diplomat. Kasaba aksanı ile konuşur fakat lafını sözünü bilir. İhtiyaç var ya, anneleri:
- Biriniz çarşıya gitsin, domates [...]
Devamı »
........................................
Kerpiç yapı malzemesidir. Eskiden Anadolu’da yaygın olarak temel taşla yükseltilir, su basmandan itibaren ana duvar, ara duvar kerpiçle yapılırdı.
Hammaddesi samanlı çamurdur. Dikdörtgen bir kalıbı vardır.Her kalıptan iki büyük, iki küçük dört kerpiç çıkar. Büyüğüne ana kerpiç, küçüğüne kuzu kerpici denilir.
Bizim gençliğimizde mezarlıklarda cenazenin konulduğu sapmanın sağlıklı olarak kapatılmasında kerpiç kullanılırdı. Cenaze namazdan sonra kabristana getirilir. [...]
Devamı »
........................................
Güz günü. Dağ köyü. Köy odası. Köyde kahve yok. Ağır işler bitmiş. Nadasla ekinle uğraşıyorlar. Köylünün ekserisi odada oturuyorlar. Ağzı laf yapanlar anlatıyor. Ötekiler dinliyorlar. Oda dolu, hava güzel, kapı açık…
Köylüler konuşmakta iken bir yabancı paldır küldür giriyor. Selam sabah yok. Baş köşelerden birindeki falanca köylüyü kaldırıp yerine oturuyor.
- Ben nahıyalıyım..
diyor. Nahiyeliymiş herhalde. Nahiye köye [...]
Devamı »
........................................
Siz İbrahim Ağa’yı nerden tanıyacaksınız. Çalışkan gayretli bir kasabalı. Sultandağı’nın eteklerinde dedesinden kalan mülkünde aile fertleriyle çalışır. Yoruldum demez. Çalışır da tarlasından bahçesinden sığırından davarından netice de alır. Yani bol nasibli…
Düğün etmiş oğlunu geleneklere göre evlendirmiş. Gelin yabancı değil. Yerli. Şartları biliyor. Razı. Elinden geliyor. Cesur. Aileye de uymuş. Hanım anası, efendi babası el üstü [...]
Devamı »
........................................
Eskiden Sivas’ta işinin ehli iyi bir çoban koyun güdermiş. Kasımda, hıdırellezde ağası yeniden süresini uzatırmış. Monoton ortam içinde ayları yılları koyunlarla yaylada ovada geçermiş.
Bir gün ağanın cemiyeti olmuş -ne cemiyeti ise.. Köye gelmiş. Ağanın köyü büyük köy.. Dernek kurulmuş herkesle. Yemek yemişler. Adetler yerine getirilmiş. Sonra kalkmışlar kahveye gitmişler.
Köy kahvesi. Bir yere de çoban ilişmiş. [...]
Devamı »
........................................
Soğuk dumanlı bir günde köyün mezrasındaki sürüye kurt inmiş. Çoban köpekleri kurtlara salmış. Bakılı besili köpekler kurtları kovalamışlar peşlerine düşmüşler. Sürüde çoban ve yanında yeni yetme tombul bir enik kalmış.
Bu defa ormandan başka bir kurt grubu saldırmış. Sürünün kenarından biriki koyun alıp götürmüşler. Çoban bağırıp çağırmış, başka ziyan yapmalarını önlemiş.Zira kurtlar hırslı bir hayvan olduğundan [...]
Devamı »
........................................
Hadim Merneği bileniniz vardır. Toroslarda bir köy. 1960′lı yıllarda Konya’ya üç saat. Yazısı yaylası deresi var. Yazısı küçük. Arazi taş kaya mağara. Mernek’lilerin gözü dışarıda. Mevsiminde “Aydına gidiyoruz” diyorlar yurt sathına bir esans çantası ile çıkıyorlar. Sonra ne çıkarsa bahtına. Ya kış harçlığıyla dönüyorlar veya Karaman, Ereğli, Konya, Isparta v.s. de iş kuruyorlar. Yer kiralıyorlar. [...]
Devamı »
Etiketler: esans, hadim, havut, kızılkaya, konak, kordon, mernek, tilkilik, tomalak, toros, yayla
........................................