Uzunca bir aradan sonra babamın yeni hikayesi çıktı. Doğrusu ben de dörtgözle bekliyordum ve bir solukta okuyuverdim. Yine 1950′li yıllar.. Belgesel tadında, siyah-beyaz bir anadolu hikayesi..
Hikaye burada.. Meraklılarına..
Yeni hikaye: “Çerçi” Okumak için tıklayınız…
Devamı »
........................................
Hikayeler aşağıdaki linkten okunabilir…
Babamın Hikayeleri: Papak
Yeni hikaye de:
Babamın Hikayeleri: Ekol
Devamı »
........................................
2 yeni hikaye aşağıdaki linkten okunabilir…
Babamın Hikayeleri: Fıs fıs fıs
Babamın Hikayeleri: Mesele
2 hikaye daha var.. Onlar da dizgi aşamasında…
Babamın Hikayeleri: Papak
Babamın Hikayeleri: Enfes Kebap
Devamı »
........................................
Aşağıdaki hikaye babaminhikayeleri.wordpress.com adresinden alıntılanmıştır.
…………………………………….
Adam lafçıbaşı. Denk konuşuyor da luzumsuz ayrıntı veriyor, uzatıyor. Kendisinin önemli bulduğu şeyin atlanmasına gönlü razı olmuyor. Konuşurken kendisinden geçiyor, soru sordurmuyor. Önce anlatayım istiyor. İllaki eksiksiz anlatacak; sözün tamamının sözümona eşeğe anlatıldığını bilmiyor. Üfürüyor…
Dinleyenler işte; onlar da kendilerinin bilmez yerine konulmasını istemiyorlar. Kaştan gözden anlayanlar var ya; onlar zaten dinlemiyorlar. [...]
Devamı »
........................................
Aşağıdaki hikaye babaminhikayeleri.wordpress.com adresinden alıntılanmıştır.
…………………………………….
17 Ağustos 1999 tarihinde başlayan Marmara depremlerinde İSKİ afet bölgelerinde oldu. İçme suyu temini, su şebekelerinin tesisi, ıslahı ve tamiri, isale hattı ve içme suyu tesislerinin sağlıklı ve faal tutulması ile ilgili olarak devreye girdi. Bölgeden uzun süre ayrılamadı. Altyapı ağır iş…
3 Şubat 2002 tarihinde vukubulan 6.4 büyüklüğündeki Anadolu depreminde de [...]
Devamı »
Etiketler: 17 ağustos, Afet, Babamın hikayeleri, cami, cemaat, Çorap, deprem, ekip, hutbe, ihsan, İhsan Kelekçi, imam, iski, marmara, yardım
........................................
Babamın Hikayeleri artık şu adreste: Babamınhikayeleri.wordpress.com
1970li yıllar. Kamu İktisadi Teşekkülleri (KİT). Ankara Ulus meydanı. Alman stili bina. Protokol girişi görkemli, iki uzun merdivenin birleştiği yerde anıt, altında yazı; “İnanıyoruz yapıyoruz”. Burası Genel Müdürlük.
Teşkilat yurt sathında, müesseseler, her müessesede bir veya birkaç fabrika, fabrikalarda idare işletme ile birlikte lojman misafirhane lokal kantin. Sosyal tesislerden ihmal edilen [...]
Devamı »
........................................
1950′li yıllar. Gazeteler siyah beyaz, taşraya bir gün sonra gelir, resim ertesi gün çıkar. Pazar günü maçı için bekleriz de salı günü okur, gol resmini çarşamba günü görürüz.
Spor haberleri iç sahifelerde verilir. Var yok futbol. Başka branşların haberlerine ilgi azdır.. Haftada bir maç radyodan verilir. Henüz pilli elektronik radyo yok. Zaten elektrik belediye santralından gece [...]
Devamı »
........................................
Babamın hikayeleri yoğun ilgi gördü. Hatta telefonla arayıp tebrik edenler, bu hikayelerin kitaplaştırılmasını teklif edenler oldu. Bu aşamada “Babamın Hikayeleri” ni bağımsızlığına kavuşturmak için bir adım atmak gerekli oldu. “Babamın Hikayeleri”ni benim sitemin yanı sıra şuradan da izleyebilirsiniz: http://babaminhikayeleri.wordpress.com/
Devamı »
........................................
Dağda ovada sıkça rastlanan çermik, suyuna göre doğal ılıca ve kaplıcalardır. Yazın özellikle şifa için, serinlemek için gelinen mesire yerleridir.
Sivas’ta bir çermik, suyu bol, tabii bir havuzu var. Havuzun ortası derin, çermiğin bir yanı tepe. Sivaslılar çevresinde; köylü şehirli, yerli yabancı, ebil kabil kaynaşma içinde. Piknik yapıyorlar. Su alıyorlar. Yıkanıyorlar. Yüzüyorlar…
Bir yaz günü kalabalık bir [...]
Devamı »
........................................
1950′li yıllarda Hamit Usta çarşıda, arka caddede, oniki metrekarelik dükkanında, bir kalfa birkaç çırak ile gece gündüz arı gibi çalışıyor. Eskişehir’den, Konya’dan siparişler alıyor, imal ediyor. Hafta başı deri meşin malzeme geliyor; saya, taban, ökçe, topuk, ayakkabı hazırlanıyor. Cumartesi mal teslim. Pazar tatil. Halk takdirle izliyor. Dükkan şehrin medar-ı iftiharı.
Usta’nın ayakkabıları tutuluyor. Mesleği geçiyor. Kafası [...]
Devamı »
........................................