Köpekbalığı Teorisi

Çok meşhur bir hikayedir aslında bu. Çok kişiden dinledim, çok da anlattım sağda solda.. Sık sık da bu hikayeyi hatırlatan olaylarla karşılaşıyorum.. Yazmak istedim tekrar. Ama Google’da şöyle bir aradığımda hazır yazılmışını buldum.

Aşağıdaki yazıyı okuyun.. Sonunda “beyninize köpek balığı atın” diyor.. Kişisel gelişimciler anlatıyor bu hikayeleri. Hikayeyi bi dinleyelim, sonunda benim de bir notum olacak.

İşte   Türkforum‘ dan alıntı…

……………………..

Minik bir açıklama… İki tür stres vardır: yapıcı stres (eustress: cesaretlendirici ve teşvik edici stres türü) ve yıkıcı stres (distress: fizyolojik ve psikolojik olarak zarar verici stres türü). Yapıcı stres gereklidir; bizi canlı tutar. Yıkıcı stres ise şu günlerde yaşadığımız türden psikolojik ve fizyolojik etkileri negatif olan strestir.

Japonlar taze balığı hep çok sevmişlerdir. Fakat, Japonya sahillerinde bol balık bulmak mümkün olmamaktadır. Balıkçılar, Japon nüfusu doyurabilmek için, daha büyük tekneler yaptırıp daha uzaklara açılabilmişlerdir. Balık için uzaklara gidildikçe, geri dönmesi de daha çok vakit alır olmuştur. Dönüş bir iki günden daha uzarsa, tutulan balıkların da tazeliği kaybolmaktadır. Japonlar tazeliği kaybolmuş balığın lezzetini sevmemişlerdir. Bu problemi çözebilmek için, balıkçılar teknelerine soğuk hava depoları kurdurmuşlardır. Böylece, istedikleri kadar uzağa gidip tuttuklarını da soğuk hava deposunda dondurulmuş olarak saklayabileceklerdir. Ancak, Japon halkı taze ile donmuş balık arasındaki lezzet farkını hissedebilmekte ve donmuş olanlara fazla para ödemek istememektedirler. Balıkçılar bu defa teknelerine balık akvaryumları yaptırmışlardır. Balıklar içeride biraz fazla sıkışacaklar; hatta birbirlerine çarpa çarpa biraz aptallaşacaklar; ama yine de canlı kalabileceklerdir. Japon halkı canlı olmasına rağmen bu balıkların da lezzet farkını anlayabilmektedirler. Hareketsiz ve uyuşmuş vaziyette günlerce yol gelen balığın, canlı, diri ve hareketli taze balığa göre lezzeti yine etkilenmiştir.

Balıkçılar nasıl olacak da Japonya’ya taze ve lezzetli balığı getirebileceklerdir? Siz olsaydınız ne yapardınız?

Hedeflerinize ulaşır ulaşmaz -mesela, mükemmel bir eş buldunuz; çok başarılı bir firmaya girdiniz; borçları ödediniz; vs.- heyecanınız kaybolmaya başlamaz mı? Aşırı çalışmanız gerekmiyorsa rahatlamaz mısınız? Loto’da büyük ikramiyeyi kazananlar, parayı savurmaya başlamazlar mı? 

Japonların taze balık probleminde olduğu gibi, çözüm aslında basittir: 1950’li yıllarda L. Ron Hubbart’ın gözlemlediği üzere, “İnsanoğlu ancak hırs iddiası içinde bulunursa anormal çabalar sarf eder”. Ne kadar akıllı, uzman ve inatçı iseniz, iyi bir problemle uğraşmaktan o kadar zevk alırsınız. Problem sizi ne kadar zorluyorsa ve siz onu adım adım çözebiliyorsanız, o derece bundan mutluluk ve heyecan duyar; enerji dolu ve canlı olur; ayakta kalırsınız. 

Japonlar balıkları yine teknelerindeki akvaryumlarda tutmuşlar; ancak, içine küçük bir köpekbalığı da atmışlardır. Bir miktar balık, köpekbalığı tarafından yutulmuştur; ama geride kalanlar, son derece hareketli ve taze kalabilmişlerdir. Buradan da görüleceği üzere, problemlerden uzaklaşmaktansa onların içine atlamak, onlarla boğuşmak ve onları yenmek gerekir. Problemleriniz çok ve çeşitli olabilir. Ümitsiz olmayın. Onları tanıyın ve organize edin. Kararlı olun. Daha çok bilgi ve yardım desteğiyle onlarla savaşın. Beyninize bir köpekbalığı atın ve nelere ulaşabileceğinizi o zaman görün.

……………………..

 

Evet hazret beyninize köpek balığı atın demiş. Kişisel Gelişim tadında bir öneri olmuş. Ancak kendi beynimize kendi kendimize köpek balığı filan atmak pek olası değil. Belki beynimize değilde gündelik hayatımıza bir köğek balığı salmak düşünülebilir. (Biraz hareket iyi gelir) Ancak bu köpek balığı salma işinin iş hayatında sıklıkla uygulandığını gördüm. İşletmeye salınan bir köpek balığı biraz hasar verse de sağ kalanları diri tutmayı başarıyor.. Ne kadar etik? Bilemem…

1 cevap

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir