Yazılar

Babamın hikayeleri: Hükümet mi zorluyor

tutun

Eskiden Sivas’ta işinin ehli iyi bir çoban koyun güdermiş. Kasımda, hıdırellezde ağası yeniden süresini uzatırmış. Monoton ortam içinde ayları yılları koyunlarla yaylada ovada geçermiş.

Bir gün ağanın cemiyeti olmuş -ne cemiyeti ise.. Köye gelmiş. Ağanın köyü büyük köy.. Dernek kurulmuş herkesle. Yemek yemişler. Adetler yerine getirilmiş. Sonra kalkmışlar kahveye gitmişler.

Köy kahvesi. Bir yere de çoban ilişmiş. Herkes tütünlerini yakmışlar, çubuklarına takmışlar. Çalımlı bir şekilde tüttürmeye başlamışlar. Kahve, çay vs. içerisi olmuş tilki dumanı. Çoban yanındakilere sormuş, tütün, sigara demişler. Sarmış ikram etmişler. Yakmış tüttürmüş, bir iki nefes almış. Öhö öhö… Zevkini alamamış. Bir anlam da verememiş. İki tarafına bakıp kendisiyle kimsenin meşgul olmadığını anladıktan sonra yanındakine usulca sormuş.

– Tütünse sigara ise; yahu siz bunu kendi vahdetinizle mi içiyorsunuz. Yoksa hökümatın zoruyla mı demiş.

Babamın hikayeleri: Armağan

kurt

Soğuk dumanlı bir günde köyün mezrasındaki sürüye kurt inmiş. Çoban köpekleri kurtlara salmış. Bakılı besili köpekler kurtları kovalamışlar peşlerine düşmüşler. Sürüde çoban ve yanında yeni yetme tombul bir enik kalmış.

Bu defa ormandan başka bir kurt grubu saldırmış. Sürünün kenarından biriki koyun alıp götürmüşler. Çoban bağırıp çağırmış, başka ziyan yapmalarını önlemiş.Zira kurtlar hırslı bir hayvan olduğundan götüremediklerini boğar bırakırmış. Bu arada tombul enik gayrete gelmiş. Hav hav peşlerine takılmış kovalıyor. Kurtlarda onu koyunlarla birlikte uçurmuşlar. Neden sonra arkalarından koştuklarında eniğin postunu bulmuşlar. Çıkarılıp atılmış. Bakmışlar en ufak bir yüzme hatası yok. Usta elinden çıktığı belli.

Kurtlar uzman. Mütehassıs. İşini bilir. Kendi işini kendi yapar. Ensesi kalın. Vahşi. Haşin. Eniğin postunu çıkarıp atmışlar, etini alıp götürmüşler.