Ağustos 17th, 2010

Garanti Bankası’nın Müşteri Memnuniyeti Anayasasına ne oldu?

Garanti Bankası Shop&Miles Kredi kartımdan bilgim dışında para çekmiş. Aslında bu haliyle adi vak’a… Bir çok banka yıllardan beri bunu yapıyor. Mahkemeye giden parasını alıyor, bu imkanı olmayanlar ise hayıflanarak söyleniyorlar..
Bu sefer yeni olanlar şunlar:
1. Artık 20, 30, 40 değil, direk 100 TL istiyorlar.. (Ne istemesi, çoktan almışlar bile..)
2. Artık yıllık ücret, aidat filan değil, “Yıllık Hizmet Bedeli” diyorlar.. Ne hizmetiymiş bu?
3. “Haklı Müşteri Hattı” denilen CRM sistemi tarz değiştirmiş. Onlar senin peşinden değil senin olnların peşinden koşman gerekiyor artık..
4. Yeni olan son şey de her yıl bu kart aidatlarıyla uğraşmaktan çok sıkılmış olmam.. Hiz kimsenin kartını martını istemiyorum. 2 sene önce yine böyle bir durumda cinnet geçirip tüm kartlarımı iptal etmiştim.. (Salak gibi her gönderenin kartını kabul etmişim.)  Sadece Garantinin kartlarını kapatmadım. Çünkü o zamanlar kartları aktif olarak kullananlardan aidat almıyorlardı.
8 yılı aşmın bir süredir Garanti Bankası Müşterisiyim. Bir yurtdışı uçuşu sırasında uçakta öylesine doldurup hostese teslim ettiğim bir form sonrası adresime Miles&Miles ve ardından Shop&Miles kartlarıyla tanıştım. Kartı bana verirken kimse, “Bu kartı al kullan, çok güzel hizmetleri var. Yıllık bedeli de sadece 100 TL” demedi.. Biz yaptığımız tüm alışverişleri bu arkadaşların kartı üzerinden geçindiğimiz için hizmetlerinin karşılığını fazlasıyla aldıklarını düşünüyorduk halbuki…
Rekabetin iyice kızıştığı ve hiçbir sektörde artık eskisi gibi karların olmadığı günümüzde bankacılık sektörü kar rekorları kırmakta.. Peki bu karlar kiminle paylaşılıyor? Çalışanlarla mı? Yok! Banka memurları hala 3 kuruşa en fazla çalışan, fazla mesai yaptığı halde bunu telaffuz bile edemeyen kesimler arasında ön sıralarda.. Ben -safdillik ederek- bu karları dada da büyük karlar doğuracak şekilde, en akıllıca bir seçimle müşteri hizmetlerine ve müşteri memnuniyetine yatırdıklarını düşünmüştüm. Maalesef devekuşu gelecek yerden piliç esirgenmiş.. Belki de hala safım. Belki de bankaların para kazanma yöntemi budur.. Yüzbinlerde müşteri çarpı 100 TL.. Var mı aranızda matematiği kuvvetli bir sayısalcı?
Garanti Bankası verdiği hizmetin 100 TL değerinde oluğunu düşünüyor olabilir. Buna saygı duyarım. Ama etik olan beni arayıp 100 TL hizmet bedeli tahsil edeceklerini ve aksi durumda hizmeti durdurmak zorunda olacaklarını söylemeleri değil midir? Bir sürü ıvır zıvır, sigorta vs için arayıp durmuyorlar mı? Bu şekilde çaktırmadan yapılan tahsilat “soygunculuk” olarak nitelendirildiği zaman çok mu ağır olur bilmem ama etik olmadığı kesin kanaatımca..
Gelelim “Haklı Müşteri Hattı” faciasına.. Garanti Bankasının Müşteri Memnuniyeti Anayasasına hiç okudunuz mu bilmem. Ben okuduğumda gözlerim yaşarmıştı.. (Aşağıda alıntıladım) Bakın ne hale gelmiş bu anayasa.. (Nedir bu anayasalardan çektiğimiz?) Ganati Bankasının web sitesinden bayağı detaylıca aramadan sonra Haklı Müşteri Hattının iletişim formuna ulaşıyorum. (Eskiden anasayfadan tek tık ile ulaşılabiliyorduk) Durumu kısaca ve kibarca izah ediyorum. Adım, Soyadım, Cep telefonum ve müşteri numaramla birlikte sorunumu da aktarmış oluyorum. Gelen cevaba bir bakınız:
Sayin Emmine Kelekci,
Hakli Musteri Hatti’na iletmis oldugunuz 17239650 numarali mesajiniz hakkinda sizinle gorusmek istiyoruz.
Mesajinizi detayli olarak www.garanti.com.tr / Hakli Musteri Hatti Sayfamizdan veya 0212 630 16 68 numarali faksimizdan gonderebilir, haftaici 09:00-20:00, cumartesi gunleri ise 09:00-18:00 saatleri arasinda 444 0 338 numarali hattimizi arayabilirsiniz.
Saygilarimizla,
Benden, ad, soyad, telefon ve müşteri numarası istiyorlar ve karşılığında gelen mesajda ismimi bile doğru yazamamışlar. Üstelik hemen sorunumu çözmeleri gerekirken benim onları aramamı bekliyorlar. Telefon etmeme ne gerek var. Eğer anlaşılmayan bir durum varsa yazın/arayın izah edelim..
Bütün bunlar 13 ağustos Cuma günü oldu. Ben durumu hemen kendilerine ilettim. ve 3 iş günü de mühlet verdim kendimce. Çarşamba gününe kadar bekliyorum ve 100 TL iade edilmezse kartlarımı kapatıyorum. Hakikaten sıkılmış durumdayım. Daha bir çok  sıkıntım varken bir de bunlarla uğraştığıma inanamıyorum bile..
Hayır aramayacağım numaranızı, filan falan numaraları tuşlamayacağım. Ben derdimi ilettim. Siz çözeceksiniz veya ilişkimize bir son vereceğiz. Sakın kartımı iptal ettikten sonra arayıp ta siz bizim şöyle aslan müşterimizsiniz, biz size yeni kart gönderiyoruz da içine de 100 bin mil koyuyoruz felan gibi bir teklifle aramayın da.. O 100 liranın geriye ödenmesi gerekiyor öncelikle.. Biz o 100 liraları kazanmak için ter döküyoruz, siz de terlediğiniz takdirde biz de üzerimize düşeni yapar, helal-ü hoş olsun der, kendimiz öderiz verilen hizmetin bedelini…
İşte muamele bu… Bir de aşağıda alıntıladığım “Anayasa”yı okuyun. Bir alakası var mı siz karar verin..
Benim elimden gelen bunu yazmak ve süre sonunda duraksamadan kartımı iptal etmek olacak.. Hiç küçümsemeyin. Haftasonu yeğenimin yeni bilgisayarını kuruyordum. (Ailenin bilgisayarcısıyız ya) ADSL modemi bağladım. Ama internete giremedim. TTNet Call Center’i aramam gerekti. Telefonumdan Google’a bağlanıp “TTNet Call Center” diye bir arama yaptım. Geçen yıl TTNet ile ilgili yazdığım “TTNet Çarptı Beni” başlıklı yazım 3. sırada çıktı. Ki o zaman TTNet Call Center ne kadar ilgilenmişti sıkıntıyla.. Hakkını da vermek lazım.. Bir mail “atıp sizinle görüşmek istiyoruz, bizi arayın” demediler…
Aşağıdaki Garanti anayasasında madde 2′ye dikkatinizi çekerek bitiriyorum.
Garanti Müşteri Memnuniyeti Anayasası
Biz Garantililer, kurumumuzun ve müşterilerimizin,  herşeyin en iyisine layık olduğuna inandık. Daha mükemmel hizmetler sunabilmek ve içinde yaşadığımız  toplumla birlikte büyüyebilmek için ortak aklımızı çalıştırdık ve Garanti Müşteri Memnuniyeti Anayasası’nı oluşturduk. Özümüz Sözümüzdür. Özümüzden de Sözümüzden de Dönmeyiz
Madde 1: Müşteri, en önemli varlık sebebimizdir.
Madde 2: Müşteri, yeni Müşteri kazandırma ya da kaybettirme ihtimali olan kişidir.
Madde 3: Müşteri, ihtiyaçları tespit edilerek kendisine her zaman özen gösterilmesi gereken kişidir.
Madde 4: Müşteri, ürün veya hizmet sattıktan sonra da sürekli memnun edilmesi gereken kişidir.
Madde 5: Müşteri Memnuniyeti, fark yaratmak, rakiplerin önünde yer almak, büyümek ve kâr etmek için şarttır.
Madde 6: Tüm Müşteriler, kaliteli hizmet alma hakkına sahiptir.
Madde 7: Tüm Garantililer Müşteri Memnuniyetini oluşturmak ve Müşterilerin “Garanti benim IçIn düşünür, yaratır ve yapar. Kendimi Garanti’de güvende hissederim” demesini sağlamakla yükümlüdür.
Madde 8: Tüm Müşteriler “Garanti Müşterisi”dir. Başka kurum, şube ya da portföyün Müşterisi olduğu gerekçesiyle Müşterilere sunulacak hizmet kalitesiden taviz verilemez.
Madde 9: Müşteriyi zamanında bilgilendirmek ve doğru kişiye / kanala yönlendirmek, Müşteri memnuniyetinin birinci koşuludur.
Madde 10: Tüm Müşteriler, kullandığı ürün ve hizmetle ilgili şikayet etme hakkına sahiptir.
Ağustos 17th, 2010

Genç Blog Yazarlarına ne tavsiye ediyorum?

Kimse bana “genç blog yazarlarına ne tavsiye edersiniz?” diye sormadı ama ben yüzsüzlüğü ele alıp bir tavsiyede bulunacağım..

Arkadaşlar, gençler! Bir blogunuz varsa ve yazmanız gerekiyorsa mutlaka yazın.. Eğer yazmanız gerektiği halde yazmazsanız, bir daha hiç yazamama tehlikesiyle karşı karşıya kalabilirsiniz. Yazmanız gereken önemli bir şeyi yazmadığınızda tekrar yazmaya başlamanız için daha önemli bir yazma nedeniyle karşılaşmanız gerekebilir. Çünkü falanca durumda yazmadıysanız ve şimdiki durumda yazarsanız, falanca durumu atlamış olacaksınız.. Falanca durumda yazmamış olan blog yazarı şimdiki durumda niye yazsın ki? Daha önemli bir yazma sebebiyle karşılaştığınızda ise bu yazma sebebinin daha önemli olması sizi utandırabilir..

Ben “Mavi Marmara” olayı ile ilgili yazmadım.. Ve sonrasında yazamadım bir türlü. Ancak Garanti Bankasıyla sıkıntı yaşayınca kendimi bir anda klavye başında buluverdim.. Doğrusu çok da ayıpladım kendimi. Bu yüzden ben ettim siz etmeyin tadında bir şeyler yazma ihtiyacı duydum.

Mart 15th, 2010

Bodrum Bodrum… bodrumlook.com

Mart ayının ortasına geldiğimiz şu günlerde İstanbul’da hava hala ısınmadı. Bahar mevsimine duyulan özlem had safhada. Oysa bazı şehirlerde hep bahar mevsimi hüküm sürer. İnsanın içini üşüten poyraz yerine hep tatlı esintiler hakimdir sahillerde.. Bodrum sevdalıları bu satırları okuduklarında işte Bodrum da böyle bir şehir diyecekler.

Yüksel uzun yıllardan beri Bodrum’da yaşıyor. Uluslararası bir şirketin finans direktörü olarak İstanbul veya Ankara, hiç değilse İzmir’de değil, Bodrum’da… Yalıkavakta Muhteşem bir koya açılan ofis penceresine sahip. Kendi adıma imrendiğim ve günlük hayattan kopuk olmayan bir iş yaşamı var.

20 yıllık tanışıklığımız var Yüksel ile… Çevresine bigane kalamaz. Bodrum ile ilgili kitaplar okudu, araştırmalar yaptı.. Adım adım gezdi. Şu anda da fotoğrafçılık dersleri alıyor ve Bodrum(u görselleştirmeye hazırlanıyor. Yaptığı araştırmalar ve okuma faaliyetleri sırasında Bodrum ile ilgili dijital kaynakların azlığından şikayetçi idi. Nadir ile birlikte yaptığımız bir Bodrum seyahatinde kendisini gaza getirip bir Bodrum portali inşa etmeye ikna ettik. Yükseli dijtal dünyaya ısındırmamız bir yıldan fazla bir zamanımızı aldı. Ama nihayet bir Bodrum Portali olmaya aday bodrumlook.com artık test edilmeye başladı.

Hedefler büyük. Çok dilli ve çok derinlikli bir portal kurmak için altyapımız da hazır. Bu noktada WordPress’e güvenebileceğimizi zaten biliyorduk. Her geçen gün daha da büyüyecek olan sitemize yakında kardeşleri de katılacak. Yeri geldiği zaman bunlardan da bahsederiz.

Üşüdüğünüzde, yüksek binalar ufkunuzu kestiğinde bodrumlook.com’a gelip, Akdenizin ılık maviliğinden ve Bodrum evlerinin beyaz dinginliğinden bir katre de olsa nasiplenmeye çalışın. Bu kadim şehir, Magazin sayfalarında gördüklerinizden daha fazla şey sunar bizlere..

Bodrumlook projesi katkı sağlayacak herkese açıktır.. Yüksel’e çıktığı bu uzun yolda başarılar diliyoruz.

www.bodrumlook.com